Psikiyatri Uzmanı Dr. Akif Taşdemir, Fenerbahçe'nin 12 yıldır Süper Lig'de şampiyon olamamasının taraftar psikolojisi üzerindeki etkilerine dair bir değerlendirme yaptı. Uzman, bu durumun taraftarlarda kronik strese ve kaybetme endişesine yol açtığını belirtti.
Dr. Taşdemir, her sezon başında oluşan umutların sezon ilerledikçe yerini tükenmişlik hissine bıraktığını ve bu döngünün adeta "bitmeyen bir yas" gibi devam ettiğini ifade etti. Taraftarlığın, sadece sportif bir aktivite olmanın ötesinde, kimlik kurma ve sosyal bağlar oluşturma ihtiyacını da karşıladığını vurgulayan Taşdemir, kulübün başarılarının taraftarların kendi başarılarıyla özdeşleştirildiğini, bu nedenle başarısızlıkların kişisel yetersizlik algısına dönüşebileceğini ve özgüven kaybına neden olabileceğini söyledi.
Fenerbahçe özelinde aidiyet hissinin köklü geçmiş ve çok sayıda şampiyonlukla güçlendiğini belirten Dr. Taşdemir, taraftarların kayıplar nedeniyle iş yerinde motivasyon düşüklüğü yaşayabildiğini, öfkelerini kontrol etmekte zorlanabildiğini ve maç kayıplarında sosyal baskı endişesiyle içe kapanabildiğini gözlemlediklerini aktardı. Ayrıca, kaybedilen maçların aile içinde gerginliklere ve tahammülsüzlüğe yol açabildiğini de ekledi.
Taşdemir, yıllar süren şampiyonluk yarışında son anda yaşanan kayıpların, taraftarlarda "acaba yine mi kaybedeceğiz?" şeklinde bir bekleme yorgunluğuna neden olduğunu, bu durumun öğrenilmiş çaresizlik mekanizmasına benzediğini belirtti. Rekor puanlarla dahi şampiyonluğun kaçırılmasının, umutlu bir bekleyiş yerine kaybetme endişesini tetiklediğini vurguladı. Bu bekleme kaygısının, bir yorgunluğa dönüştüğünü ve zihinlerde sürekli olarak "acaba yine mi sonunda kaybedeceğiz?" beklentisini canlı tuttuğunu söyledi.